Çocuklarda temel alışkanlıkların kazandırılması erken eğitim ile başlamaktadır. Temel alışkanlıklar içerisine, temizlik alışkanlığı, tuvalet eğitimi, kendi başına yemek yeme, kendi başına giyinip soyunma, uykuda düzen kavramlarını alabiliriz.

Kültürümüzde ebeveynlerin genellikle her şeyi çocuğun adına ve çocuğun yararına, kendileri tarafından gerçekleştirme yönünde bir eğilimi vardır. Çevremizde ilkokul çağına gelmiş çocukların anneleri tarafından beslendiği sıkça gördüğümüz manzaralardır. Burada anne ya çocuğuna “kıyamamak”tadır, ya da etrafın dökülüp, saçılmasını istememektedir. Fakat kendi başına yemek yeme, giyinme, uyuma gibi birçok davranış zamanında çocuğa öğretilmez ve yapması için fırsat tanınmaz ise gelecekte davranışların kalıcılığa dönüşmesi ve kişinin kendine güven duyması riske atılmaktadır. Ayrıca çocukların temizliğine önem verilmesi gerekmektedir. Çocuklar erken yaşlarda temizlik alışkanlığını kazanırsa derli toplu bir kişilik geliştirebilir, düzenli bir düşünme şekline sahip olabilir. Evinde temizlik alışkanlığı almış çocukta, estetik duygularında gelişmesi beklenilir. Temizliği seven ve kendisini, çevresini temiz tutan insan bulunduğu ortamlarda güzellik arar ve yaratma eğiliminde olabilir.

Diş fırçalama; çocuğun süt dişleri tamamlandıktan sonra verilmesi gereken bir eğitimdir. Öncesinde yumuşak, küçük, sevimli diş fırçası ve tadı hoş olan jel macun; çocukla birlikte alınarak işe başlanmalıdır. Daha sonra çocuğa basit ve anlayacağı bir dille diş fırçalamanın gerekliliğinden bahsedilmelidir. Ona dişlerimizi fırçalarsak temiz, sağlıklı dişlere kavuşacağımız anlatılmalıdır. Konuşmada benzetmelerden faydalanmak olayı çocuğun gözünde somutlaştıracak ve anlaşılabilir kılacaktır. Örneğin; kurtçuklar gelip dişlerini yiyip çürütemez böylece dişlerimiz çok güzel görünür gibi.

Kendi kendine giyinip soyunma; davranışa dönüşmeden önce dört basamaktan geçmektedir. İlk önce anne, çocuk için bu işi yapar ve nasıl yaptığını çocuğa gösterir. İkinci basamak, çocuk hepsini kendisi veya kısmen anne-babasının denetimi altında yapar. Üçüncüsü çocuk bu işi giderek daha az bir kontrolle yapmaya başlar. Son aşama, artık hepsini kendisi yapabilir. Görüldüğü gibi çocuk davranışı yaparken birden bire değil giderek bağımsızlaştırılmıştır. Bu konuda öğrenme için öncelikle soyunmadan başlamayı unutmamalıyız. Çünkü soyunma, giyinmeden daha kolaydır. Çocuk ilk başta bazı işlemleri çok yavaş ve beceriksizce yapabilmektedir, böyle bir durumda sabırlı olunmalı, kusursuz yapması beklenmemelidir. Ona her zaman motive edici cümleler söylemeliyiz. Eğer çocuk kendisi için yaptığı bazı şeylerden zevk alırsa ilerde birçok şeyi daha iyi yapmaya çalışacaktır. Çocuğa kendi kendine giyinme konusunda arkadaşça tavsiyelerde bulunmayı, emretmeye tercih etmeliyiz. Örneğin, çocuk kazağını giyerken “Onu doğru giy, o öyle giyilir mi?” şeklinde çocuğa bağırmak yerine “İstersen önce her iki kolunu da kazağının kollarından geçirip ellerini yukarı kaldırdıktan sonra kazağını başından geçirmeyi dene” şeklinde bir yaklaşım tercih edilmelidir. Ayrıca gelişim farklılıkları göz önüne alınarak gelişim seviyelerine uygun olarak, çocuktan bekleyeceğimiz davranışların sırasını bilmek gerekir;

2-3 yaş grubu;

  • Külot ve pantolon giyip, soyunabilirler.
  • Düğme ve iliklerle ilgilenmeye başlar, büyük ön düğmeleri ilikleyip, çözebilir.
  • Birisi elbise, süveter veya ceketi tutarsa ve kollar genişse 2 yaşındaki çocuk kollarını içeri sokabilir.
  • Çoraplarını ve bağsız ayakkabılarını çıkarabilirler.

3-4 yaş grubu;

  • Bütün ön ve yandaki düğmeleri çözebilirler ve eğer düğme ve ilikler büyükse ilikleme işini de yapabilirler.
  • Yardım edilirse pantolon ve külotlarını giyip, çıkarabilirler.
  • Bilgi verilirse az bir yardımla süveter, elbise ve ceketlerini giyebilirler.
  • Hangi ayakkabının hangi ayağına olduğunu söyleme ve giyerken ayakkabısının dilini tutma gibi, az bir yardımla ayakkabısını giyip çıkarabilir.

4-5 yaş grubu;

  • Yetişebildikleri yerdeki bütün düğme ve iliklerin eğer büyüklükleri uygunsa açıp kapayabilirler.
  • Eğer elbiseler uygunsa yetişkinin yanında giyinip soyunabilirler.
  • Ayakkabı ve çoraplarını yardımsız çıkarıp giyebilirler, ayakkabılarını bağlayabilirler. Ancak 6 yaşında fiyonk yapabilirler.

5-6 yaş grubu;

  • Düğmeleri ilikleyip çözebilirler. Basit bağcıkları da bağlayabilirler.
  • İç ve dış giyimlerine yardım edilmeden kendileri yapabilirler.

Bulunduğu yaştaki becerileri davranışa dönüştürebilmesi için öncelikle ilk zamanlar ona yardım etmemiz gerekir, örneğin, doğru kolu veya ayakkabıyı göstermek gibi. Yüreklendirici sözlerimiz her zaman onun öğrenme isteğini artıracak niteliktedir. Onlara bunları gerçekleştirmek için yeterli zamanı tanımalı ve sabırlı olmalıyız. Eğer “hemen öğrensin” şeklinde bir düşünceye sahip isek, bu onun gelişim farklılıklarını hiçe saymak demek olacaktır. Ayrıca çocuğu özgüven kazanmasında sıkıntıya sokacaktır.

Leave a Reply

You must be logged in to post a comment.

Kasım 2019
P S Ç P C C P
« Haz    
 123
45678910
11121314151617
18192021222324
252627282930