Sinirlilik; bireyin olur olmaz her şeye kızıp, bağırıp, hırçınlaşması halidir. Çevremizdeki bebek ve çocukları gözlemlediğimizde özellikle son yıllarda çocukların bebekliklerinden itibaren eskiye nazaran daha fazla sinirli bir yapıya sahip olduğunu söyleyebiliriz. Kim bilir belki de bu konuda toplumumuzda görülen bu değişimi sıkça kullandığımız genelleme betimlememizi de değiştirerek ifade etmek daha doğru olacaktır. Çünkü biz 7’den 70’e değil artık bebeklikten itibaren sinirli olduk. Uzun süredir günlük konuşmalara girmiş olan “stres” kavramı sonunda belki de hepimizi sinirli bir insan haline getirdi. Bu sinir öyle bir guard halini aldı ki; hocasına kızan öğrenci, eşine sinirlenen adam, patronuna kızan personel tepkisini yanlış bir biçimde koyduğunda bile “Ne yapayım, ben sinirli bir insanım…” derken sorunun çözüldüğündü ve sinirli bir yapıya sahip olunca ayrıcalıklı olduğunu ve yaptığı yanlıştan bu “mazerete” sığınarak kolay sıyrılabileceğini düşündü. Sonuç olarak toplumda bu sinirin kontrol edilememesi çoğu zaman gazetelerin üçüncü sayfa haberlerine geçti.

Çocuklarda görülen sinirliliğin kaynağına bakıldığında ise araştırmalar özellikle çocukların temel ihtiyaçlarının karşılanmaması veya zamanında karşılanmamasının onları agresif bir yapıya sahip olabileceğini ortaya koymaktadır. Bu temel ihtiyaçların arasında sadece yemek ihtiyacı, uyku ihtiyacı, tuvaletini yaptığında altının bir an önce temizlenmesi, temiz bakılmasının yanında bir çok kez unutulan sevgi ihtiyacının da karşılanması gerekmektedir. Yine çocuğun çok sık engellenmesi ve isteklerinin dikkate alınmaması, yapılmaması veya geç yerine getirilmesi çocukları sinirli yapmaktadır. Yeterli ve dengeli beslenemeyen, düzenli uyku uyumayan veya uyuyamayan çocukların, aile içi şiddet yaşayan ve/veya gören çocukların, yeterince oyun oynamayan çocukların, yetişkinlerin gelişiminden daha fazla beklentiye sahip olan çocukların yaşıtlarına göre daha sinirli bir birey olacağını söylemek mümkündür. Ayrıca evde sinirli bireyin varlığı da çocuğa da bu konuda yeterli modeli oluşturmaktadır. Bu sebeplerden bir veya birkaçı neticesinde çocuk sinirli olup, gereksiz hırçınlıklara yönelecek, bu hırçınlığı da sonucunda ya kendini, ya çevresindeki kişilere ya da nesnelere şiddet olarak dönecektir. Bu durumu önlemek için öncelikle çocukların her türlü temel ihtiyacın zamanında karşılanması gerekmektedir. Çocuğun hangi zaman ve/veya durumlarda sinirlendiği tespit edilip, bulunan koşullar mümkün olduğu kadar minimize edilmeli hatta kaldırılmalıdır. Çocuktan özellikle şımarır gibi çekinceler yüzünden sevgi esirgenmemelidir. Çocuk hiç kimse ile karşılaştırılmamalı, kendi gelişim özellikleri üzerinde sorumluluklar verilmeyip, ondan bireysel gelişiminin üzerinde davranışlar sergilemesi beklenilmemelidir. Çocuğun özellikle de gergin ortamlarda kalması engellenmeli, çocuğun yanında taşkın davranışlar sergilenmemelidir. Bu tip çözüm yolları denenip, sonuç alınamadığı takdirde çocuğun öğretmeni ve uzman bir kişiden yardım alınmakta geç kalınmamalıdır.

Leave a Reply

You must be logged in to post a comment.

Nisan 2018
P S Ç P C C P
« Haz    
 1
2345678
9101112131415
16171819202122
23242526272829
30