Kıskançlık;  bir kimse bir üstünlük gösterdiğinde veya sevilen birisinin, başkası ile ilgilendiği kanısına varıldığında takınılan olumsuz tutum veya acı duymadır (http://www.tdk.gov.tr/).  Duygu hemen hemen herkesin yaşadığı genel ve normal bir duygudur. Günümüzde bu konuda yapılan araştırmalarda, kıskançlığın aşırı olmadığı sürece, insanı motive ettiği ve kişiyi başarıya götürebildiği bir duygu olarak belirtmektedir. Fakat bu duygu dozu arttığında önce yaşayan kişiyi sonra hissedilen kişiyi rahatsız edebilecek boyutlara ulaşabilir, bu da sıkıntı yaratabilir.

Çocuklarda kıskançlık çoğu zaman ilk 2 yaşlarında görülür. Bu dönem zaten benmerkezci düşünceler hakim olduğu için özellikle annesini paylaşmaktan, annesinin eve gelen başka kişilerle ya da evde başka işlerle uğraşmasından hiç hoşlanılmaz. Özellikle bu dönemde baba ve eve gelen misafir çocuklar kendisi için anlaşılmazdır. Baba, bir yetişkindir ama anne onunla kendisi gibi ilgilenmektedir. Annesinin babasıyla olan bu ilişkisini çözümlemek onun için oldukça zordur. Bu durum çocuğun cinsiyetine, yaşına göre değişkenlik göstererek kısa veya uzun ama mutlaka bir dönem çocuğun hayatında yer almaktadır. Eve gelen misafir akranları da çocuğa pek rahat vermez. Anne veya baba mutlaka çocuğu sever, onunla ilgilenir. Bu da yetmezmiş gibi gelen çocuk oyuncaklarıyla oynamak ister. Hele hele bir de çocukla kıyaslanmalar başladıysa ev sahibimiz için durum daha da içinden çıkılmaz olur. “Bak arkadaşın ne kadar uslu, annesini hiç üzmüyormuş” gibi… Bu veya benzer sözlerden sonra iki çocuğun sağlıklı bir oyun kurması gerçekten zordur. Ama nedense güzel güzel oynamaları beklenir.

Birçok evde iki veya daha fazla çocuk varsa veya yukarıdaki örnekte olduğu gibi bir misafir çocuk eve geldiğinde “oyuncak savaşları” yaşanır. Her ne oluyorsa bir oyuncak birden bire hepsi için çekici ve vazgeçilmez gelir. Bu oyuncak, mutlaka değerli bir oyuncak veya büyük bir oyuncak olması gibi kriterlere sahip değildir. Bu paylaşılamayan nesne çoğu zaman küçük, anlamsız bir parça bile olabilmektedir. Paylaşamamanın birçok nedenleri olmaktadır. Birincisi çocukların yaş gruplarına göre şiddeti artar. Özellikle 2-3 yaşlarında bencil bir dönem olması itibariyle daha şiddetli geçebilir. Şiddeti arttıran başka bir durumda çevresinde paylaşan birilerini görmemesidir. Bir diğer sebep tek çocuk olmadır. Bu konuda yapmamamız gereken en önemli tutum çocuğu bunun için zorlamak, hatta paylaşmadığı için suçlamaktır. “Aaaa ne kadar ayıp, oyuncağını paylaşsana evladım” (yaşadıkları için suçlanmakta)  “Eğer sen ona vermezsen, o da sana oyuncağını vermez” (çıkar duygusunu pekiştirmekte) bu tip cümleler çocuğu rahatsız eder ve olumsuz bir tepki olarak olayı inada dönüştürebilir. Bu noktada oyuncağın önce çocuğa ait olduğunu bizim bilmemizde yarar var. Onunla nasıl oynayacağı ve/veya kimlerle oynayacağına çocuk kendisi karar vermelidir. Verdiği karara da saygı duyulmalıdır. Çocuğa arkadaşının da oynamak istediği, belki beraber oynarlarsa daha çok keyif alabilecekleri, böylece arkadaşının da bu durumda mutlu olacağını vurgulamak belki onu paylaşmaya itebilecektir. Onlara çözüm için zaman tanımakta önemli bir çözüm yöntemidir. Aslında çoğu zaman çocuklar bir yetişkine gerek duymadan sorunlarını çözebilmektedir. Eğer bu tarz bir yaklaşım da olayı çözmüyorsa hatta iki taraf için olay çığlıklara ve ağlamalara taşındıysa oyuncağı dinlendirmek en doğru karar olacaktır. Böylece ortada paylaşılmayan nesne olmayacaktır.

Kısacası kıskançlık normal bir duyumsamadır. Çocuklar bizim desteğimizle bu duygu ile kolaylıkla başa çıkabilir onu, hayatında olumlu bir duyguya dönüştürebilir. Ama yine de bazen bu duygu çocuğu hırçınlaştırabilir, huysuzlaştırabilir, kıskandığı eşya veya arkadaşına zarar vermeye kadar götürebilir ya da içine kapanıp, neşesiz bir çocuk haline getirebilir. Bu noktada çocuğun bu duygusuyla baş edemediğini düşünebiliriz. Yapmamız gereken çocuğa destek olmak, desteğimizin yetmediği durumlarda öğretmen veya bir pedagogdan yardım istemek olmalıdır.

Leave a Reply

You must be logged in to post a comment.

Ağustos 2018
P S Ç P C C P
« Haz    
 12345
6789101112
13141516171819
20212223242526
2728293031