Hayatımızda iletişimde bulunduğumuz kişilere çokta bilinçli olmadan yanlış mesajlar aktarabiliriz. Bu mesajlarımızın içeriğini eleştiri, aşağılama, tehdit, öğüt verme, suçlama, vs. kapsayabilmektedir. Alınan bu mesajlar ise karşı tarafta öfke, kızgınlık, saldırganlık, savunmaya geçme gibi duyguları uyandırmaktadır. Dolayısıyla iletmeye çalıştığımız konudan saparak sorun farklı bir boyuta taşınabilmektedir.

Böylesi bir sorun yaşanmaması için uzmanlar genelde kullandığımız Sen Dili kavramının yerine Ben Dili’ni kullanmamızı belirtmektedir. Leyla Navaro “Gerçekten Beni Duyuyor Musun?” adlı kitabında Ben Dili’ni şu şekilde tanımlamıştır. “Kişinin o anda karşılaştığı durum veya davranış karşısında, kişisel tepkisini duygu ve düşüncelerini ifade eden sözcüklerdir. Bizimle, gerçek düşünce ve duygularımızla, özümüzle ilgili iletilerdir. Başkaları hakkında değerlendirme ve yorumlarımızı değil, bizim duygu ve yaşantılarımızı açıklar.”

Ben dilini günlük yaşantımızda örneklersek;

Evinize uzun süredir görmediğiniz bir arkadaşınız geldi. Onunla sohbet etmek istiyorsunuz dahası sohbetinizi kimsenin bölmesini istemiyorsunuz. Kızınıza odasında oynamasını söylediniz. Fakat kızınız sizi paylaşmaktan son derece rahatsız. Ve sık sık odaya gelip, konuşmanızı bölmekte..

“Ben sana odanda oyna, bizi rahatsız etme demedim mi? Seni şımarık seni!” yerine;

“Kızım, sürekli benden bir şey istediğinde, konuşmamı bölüyorum, daha sonra da anlattığımı unutuyorum. Bize bir saat izin verirsen çok sevineceğim.”

Birinci tümcede anne çocuğundan rahatsız olduğunu söyledi. Fakat bunu çocuğu hem incitecek, hem de öfke duymasına sebep olacak şekilde ifade etti. Böylesi bir durumda çocuk annesine ve misafire duyduğu kızgınlıkla eminim daha çok odaya gelip, konuşmayı bölecektir.

İkinci tümcede ise anne önce kızının ne yaptığını ifade etti (bir şeyler istemesi), yaptığının karşısında yaşadığını ifade etti (konuşmamı bölüyorum), bu yaşadığının kendisini nasıl etkilediğini vurguladı (anlattığımı unutuyorum), ve çocuğa süre koyarak duygularını aktardı (bir saat izin verirsen, çok sevineceğim).

Böylesi bir durumda çocuk gerçekten yaptığının ne olduğunu kızdırılmadan, suçlanmadan öğrenmiş olacaktır.

Ben dili kişinin yaşanan olayda karşı tarafında ne yaptığını, yaptığının karşısında kendisine ne olduğunu ve nasıl etkilediğini en son da duygularını aktarmasını sağlar. Bu da olayı yaşatan kişinin gereksiz yere savunmaya geçmeden, olayı doğru yorumlamasını ve en doğru çözümü görerek, uygulamasını sağlar.

Ben dilini kazanmak ve uygulamak oldukça zor ve uzun bir süreçtir. Birkaç kez söylediğimizde yaşantılar iki taraf içinde birdenbire değişemez. Birçok kez farkında olmadan belki de refleksi olarak sen dilini kullanabiliriz. Bu noktada yaşadığımız çatışma durumlarında derin bir nefes almak, düşüncelerimizi toparlamak ve doğru kelimelerle aktarmak gerekir. Bundan sonra da göreceğiz ki her şey çok daha kolay olacaktır. Acı deneyimlere yol açan pek çok sorunun kökeninde, insanların birbirini gerçekten duymaması, duyamaması yatmaktadır.

Leave a Reply

You must be logged in to post a comment.

Temmuz 2019
P S Ç P C C P
« Haz    
1234567
891011121314
15161718192021
22232425262728
293031