Archive for Haziran, 2008

 Cinsellik, kadın ve erkek arasındaki biyolojik farklar olması; cinsiyet ise, sosyo-kültürel standartlardaki erkeklik ve kadınlık olgusudur. Cinsel kimliğin oluşmasında kromozonların içerdiği cinsellik, hormonal cinsellik, üreme organlarının iç ve dış yapısı, cinsiyetin içerdiği rol, yetişme tarzı gibi etkenler bulunmaktadır. Bu boyutlardaki bir aksama ya da yanlış bilgilendirme cinsel gelişim ile ilgili normların dışına taşılmasını oluşturabilmektedir. Read the rest of this entry »

 Doğumdan sonra, bebeğin anne kucağına, ilk verildiği an herhalde bir kadının unutamayacağı anlarından biridir. Kısaca değişen yaşamın ilk karesi. Hele hele kucağa alınan çocuk ilk çocuksa… Birçok anne-baba değişen rollerinin ilk günlerini; şaşkınlık, ne yapacağını bilememe ve farklı bir mutluluk olarak tanımlar. Read the rest of this entry »

 Yeni doğan bir bebeğin 1 yaşına kadar parmağını emdiği görülür. Bunun en önemli sebebi içgüdüsel olmasıdır. Bebekler doğduğunda bazı önemli reflekslerle dünyaya gelir. Bu önemli refleksler bebeğin hayatta kalmasını ve çevreyi tanımasını sağlar. Bu dönemdeki en önemli refleksi ise emmedir. Read the rest of this entry »

 Kıskançlık;  bir kimse bir üstünlük gösterdiğinde veya sevilen birisinin, başkası ile ilgilendiği kanısına varıldığında takınılan olumsuz tutum veya acı duymadır (http://www.tdk.gov.tr/).  Duygu hemen hemen herkesin yaşadığı genel ve normal bir duygudur. Günümüzde bu konuda yapılan araştırmalarda, kıskançlığın aşırı olmadığı sürece, insanı motive ettiği ve kişiyi başarıya götürebildiği bir duygu olarak belirtmektedir. Read the rest of this entry »

 Okulöncesi ve ilkokul öğretmenliği çocukların öğrenim hayatlarında temel oluşturmaları açısından, çocuklarının yaş gruplarının küçük olması ve bunun beraberinde kendilerini korumaya yönelik yetersizliklerinden dolayı daha fazla dikkatli olmayı gerektirir. Bu hassasiyet ise önce mesleğini sevmek ve istekli olmakla sonra da alınan iyi bir eğitim ile kazanılabilir. Yani öğretmenin belli başlı bireysel özelliklere (sabırlı, hoşgörülü, gelişime açık, yenilikçi, vb..), meslek ve alan bilgisine sahip olması gerekmektedir. Read the rest of this entry »

 Ölüm, insanların duygusal olarak kaldırmakta, kabullenmekte belki de en çok zorlandığı bir kavramdır. Biz yetişkinler için bile ölümü algılamak ve kavramak bu kadar zorken henüz yaşamın çok başlangıcında olan çocukların algılaması daha zordur. Read the rest of this entry »

Öğretmenlik mesleği tarihi eskilere dayanan bir meslektir. Toplumu yönlendiren, geliştiren eğitim sisteminin, dinamik ve önemli bir öğesi olan öğretmenlerin yetiştirilmesi oldukça hassastır. Öncelikle doğru adaylara ulaşmak sonra da onları iyi bir eğitim programından mezun etmek gerekir. Bu koşullar yerine getirildiği ölçüde eğitimde hedeflerimize ulaşmamız mümkün olacaktır. Read the rest of this entry »

Sinirlilik; bireyin olur olmaz her şeye kızıp, bağırıp, hırçınlaşması halidir. Çevremizdeki bebek ve çocukları gözlemlediğimizde özellikle son yıllarda çocukların bebekliklerinden itibaren eskiye nazaran daha fazla sinirli bir yapıya sahip olduğunu söyleyebiliriz. Kim bilir belki de bu konuda toplumumuzda görülen bu değişimi sıkça kullandığımız genelleme betimlememizi de değiştirerek ifade etmek daha doğru olacaktır. Çünkü biz 7’den 70’e değil artık bebeklikten itibaren sinirli olduk. Read the rest of this entry »

Kardeşlik, paylaşım ve sevginin hakim olduğu bir ilişki gibi düşünülse de kardeşler arasında problemin olması kaçınılmazdır. Bu ilişki istemsiz ve seçimsiz oluşması belki de kaçınılmaz nedenlerinden biridir. Yapılan çalışmalarla kardeş ilişkilerini belirleyen iki faktör olduğu ortaya çıkmıştır. Birincisi annenin çocuklara yönelik tutumu, diğeri ise çocuğun sosyal yeri ve özellikleri (yaş, cins, vb) Read the rest of this entry »

Gençler ve çocuklar bir sorunla karşılaştıklarında sorunu çözemedikleri noktada bir yetişkine ihtiyaç duymaktadır. Sorunu bir yetişkine aktardıklarında ise çözüme her zaman ulaştıran cevaplar alamamaktadır. İletişim uzmanları yaptıkları çalışmalarda yetişkinlerin çocukların iletişimde bulunma çabalarına çoğu zaman ket vuran tavırlar sergilediklerini ortaya koymuştur. Bu tavırlar Read the rest of this entry »

Haziran 2008
P S Ç P C C P
« May    
 1
2345678
9101112131415
16171819202122
23242526272829
30