Okul öncesi dönemde, özellikle 4-6 yaşları, çocuklar çevrelerinden (okul, sokak, akrabalar, akranlar televizyon, vs) rastlantısal olarak küfür veya kötü söz/sözcüklerle karşılaşır. Aile eğer kendi içerisinde bu tür cümleler kullanmadığından eminse, iki nedenden dolayı kaygılanır. Birincisi çocuk bunu nereden ve nasıl öğrenmiştir. İkincisi çocuklarının eş-dostun yanında bunu ifade eder mi??

Öncelikle şunu kesinlikle kabul etmeliyiz ki çocuklar ciddi bir uyaran bombardımanı içerisinde yaşamaktadırlar. Bu uyaranları bizim kontrol etmemiz neredeyse imkansızdır. Özellikle 1990’dan günümüze kadar gelen süreçte doğan çocukların, medya karşısında ne kadar savunmasız ve çıplak bir şekilde ortada olduğunu görmek bir eğitimci olarak beni son derece kaygılandırmaktadır. Çoğu zaman bizim bile görmeye dayanamayacağımız bir sahne, onu kapatana kadar çocukta anlamsız ama derin yaralar açmaktadır.  Yani çocuğumuz bu tür kelimeleri nerden öğrenmiştir diye sorguladığımızda televizyon bu konuda başı çekmektedir.

           

Bunun yanı sıra çocuklar 5-6 yaşlarından itibaren yavaş yavaş ev sınırları içerisinden uzaklaşmaktadır. Artık onun daha büyük bir dünyası vardır. Bu dünyanın sınırlarını koymak oldukça zordur. Bu noktada yapmamız gereken keskin sınırlar koymak yerine zaman zaman karşılaşabileceğimiz problemleri doğru yollarla çözmektir.

           

Çocuklar yanlış davranışların çoğunu bilinçli ya da bilinçsizce ama dikkat çekmek için yapar. Dikkati çekmeyi başarırsa yaptığı davranışta, bunu sürekli hale getirir. Örneğin ablası ders çalışmaktadır. Onun ise böyle bir ödevi olmadığı için canı sıkılmaktadır.  Eğer ablada onun can sıkıntısını giderecek herhangi bir materyal -boya, kalem, kitap, vb.- vermiyorsa, onunla oynamıyorsa; çocuğumuzun ilk aklına gelecek şey onun yaptığı etkinliği bir şekilde sonlandırmak veya bir anlık bile olsa durdurabilmek. Bu onun için küçük bir öç alma olacaktır. Ve aslında ürkütücü bir durum değildir. Çünkü o uğraşını bulmuştur. Bu sekteye uğratma sırasında da bilinçsizce, birinin sinirlendiği zaman söylediği bir kelimeyi veya küfrü ablasına söyler. Abla ve anne-baba söylenene çok şaşırır ve ister istemez kızar, belki de abla ağlamaya başlar. Anne-baba araya girer, böylece ablanın yaptığı iş bir süreliğine dahi olsa durdurulur. Herkesin gözü ondadır.  Ve oyuncumuzun istediği olmuştur. Artık sahne onundur.

Benzer sorunların çözümü için öncelikle çocukların ihtiyaçlarını iyi belirlemeli ve problem oluşmadan ihtiyaçlarına karşılık vermeliyiz. Yine de çocuğumuz kötü söz kullandığında ne yapmalıyız derseniz… Aslında benim için anahtar bir cümle var; GÖRMEMEZLİKTEN – DUYMAMAZLIKTAN GELİN!  Evet, bu kadar basit. Çocuğumuz bizim dikkatimizi çekmeye çalışıyor belli, ama çok yanlış bir yolu deniyor. O’na asla yanlış yaparak ilgi çekemeyeceğini kanıtlayın. Kullandığı söz(ler)den ötürü fazla tepki vermekten kaçının. Anlamını bile bilmediği, tam kavrayamayacağı kavramları söylediği için onu suçlamayın. O sadece önceki gözlemlerine dayanarak sinirlendiği için bunu kullanmıştır. Daha sakin olduğu ve daha sakin olduğunuz bir zamanda ona kullandığı kelimelerin anlamını, onun anlayacağı bir şekilde kısaca açıklayın.

Çocuğunuz tepki gösterdiğiniz her davranışı yapmaktan inanın kaçınmayacaktır. Unutmayın ki onun eline böyle bir silah verirseniz, bu silahı hiç ummadığınız an ve ortamlarda size karşı kullanacaktır.

Ve unutmayın ki çocuk eğitimi ona doğru davranışı bir defa yapmakla kanıtlanmaz ve gerçekleştirilmez. Bu bir süreç işidir. Zordur ve sabır gerektirir. Ama dünyanın en değerli varlığına da gösterilecek bu emek,  aslına bakarsanız ne çoktur, ne de anlamsız…,

Leave a Reply

You must be logged in to post a comment.

Temmuz 2019
P S Ç P C C P
« Haz    
1234567
891011121314
15161718192021
22232425262728
293031