Archive for the ‘Çocuk Gelişimi, Psikolojisi’ Category

 Cinsellik, kadın ve erkek arasındaki biyolojik farklar olması; cinsiyet ise, sosyo-kültürel standartlardaki erkeklik ve kadınlık olgusudur. Cinsel kimliğin oluşmasında kromozonların içerdiği cinsellik, hormonal cinsellik, üreme organlarının iç ve dış yapısı, cinsiyetin içerdiği rol, yetişme tarzı gibi etkenler bulunmaktadır. Bu boyutlardaki bir aksama ya da yanlış bilgilendirme cinsel gelişim ile ilgili normların dışına taşılmasını oluşturabilmektedir. Read the rest of this entry »

 Doğumdan sonra, bebeğin anne kucağına, ilk verildiği an herhalde bir kadının unutamayacağı anlarından biridir. Kısaca değişen yaşamın ilk karesi. Hele hele kucağa alınan çocuk ilk çocuksa… Birçok anne-baba değişen rollerinin ilk günlerini; şaşkınlık, ne yapacağını bilememe ve farklı bir mutluluk olarak tanımlar. Read the rest of this entry »

 Yeni doğan bir bebeğin 1 yaşına kadar parmağını emdiği görülür. Bunun en önemli sebebi içgüdüsel olmasıdır. Bebekler doğduğunda bazı önemli reflekslerle dünyaya gelir. Bu önemli refleksler bebeğin hayatta kalmasını ve çevreyi tanımasını sağlar. Bu dönemdeki en önemli refleksi ise emmedir. Read the rest of this entry »

 Kıskançlık;  bir kimse bir üstünlük gösterdiğinde veya sevilen birisinin, başkası ile ilgilendiği kanısına varıldığında takınılan olumsuz tutum veya acı duymadır (http://www.tdk.gov.tr/).  Duygu hemen hemen herkesin yaşadığı genel ve normal bir duygudur. Günümüzde bu konuda yapılan araştırmalarda, kıskançlığın aşırı olmadığı sürece, insanı motive ettiği ve kişiyi başarıya götürebildiği bir duygu olarak belirtmektedir. Read the rest of this entry »

 Ölüm, insanların duygusal olarak kaldırmakta, kabullenmekte belki de en çok zorlandığı bir kavramdır. Biz yetişkinler için bile ölümü algılamak ve kavramak bu kadar zorken henüz yaşamın çok başlangıcında olan çocukların algılaması daha zordur. Read the rest of this entry »

Sinirlilik; bireyin olur olmaz her şeye kızıp, bağırıp, hırçınlaşması halidir. Çevremizdeki bebek ve çocukları gözlemlediğimizde özellikle son yıllarda çocukların bebekliklerinden itibaren eskiye nazaran daha fazla sinirli bir yapıya sahip olduğunu söyleyebiliriz. Kim bilir belki de bu konuda toplumumuzda görülen bu değişimi sıkça kullandığımız genelleme betimlememizi de değiştirerek ifade etmek daha doğru olacaktır. Çünkü biz 7’den 70’e değil artık bebeklikten itibaren sinirli olduk. Read the rest of this entry »

 2 yaş; çocuğun; yürümeye,  konuşmaya başladığı bir dönemdir. Ona bakan yetişkine bağımlılığını giderek azaltan bu gelişmeler, çocuğun çevresini bireysel denemeleriyle tanımasını sağlar. Bu durum onun birçok konuda özerk davranmak istemesini de beraberinde getirmekte, her fırsatta kendisini kanıtlamaya çalışmaktadır. Bu yüzden de bir çok anne-baba “Neler oluyor, son günlerde çok inatçı, her şeyi kendisi yapmak istiyor, hiç bizi dinlemiyor” gibi yakınmaların yoğunlukta yaşandığı bir dönemin başlangıcıdır 2 yaş. Read the rest of this entry »

 Yetişkinlerin boşa geçen zaman olarak nitelendirebileceği oyun, bir çocuğun en doğal öğrenme ortamı ve her yaştaki en ciddi uğraşısıdır.

Oyun, çocuğu hayata hazırlarken ve çocuğun hayatı yorumlamasını bize aktarırken, tüm gelişim alanlarında da ilerlemeler kazanmasını sağlar. Read the rest of this entry »

 6-13 yaş aralığında çocuğun bir çok gelişim alanında hızlı bir gelişimine tanık oluruz. Artık dil gelişiminde büyük aşamalar kaydedilmiştir. Fiziksel gelişiminde yaşanan durgunluk 10-11 yaşlarında bitmiş, gelişim tekrar hız kazanmıştır. Zihinsel olarak; mantıksal düşünme, sayı, zaman ve mekân gibi kavramları algılamaya başlamıştır. Nesneleri sınıflandırabilmekte ve gruplayabilmektedir. Yazmayı ve okumayı bu yaş diliminde öğrenir. Bu da onun kitaplarla tanışmasını sağlar. Bu durum sonucunda ise sözcük dağarcığı yani dili gelişir. Artık tıpkı bir yetişkin gibi dile hakimdir. Read the rest of this entry »

 Bireyin sahip olduğu özelliklerinin kendi benliği ve içinde bulunduğu çevre arasında dengeli bir ilişki kurabilmesine ve sürdürebilmesine uyum denilmektedir. “Uyumsuz çocuklar” ise kendi benliğinde ve çevresiyle dengeli bir ilişki kurma, geliştirme ve sürdürmede sıkıntıları olan çocuklardır. Read the rest of this entry »

Ekim 2017
P S Ç P C C P
« Haz    
 1
2345678
9101112131415
16171819202122
23242526272829
3031